Bülent Akbay; “İskenderun’da Suriyeli Mültecilerle ilgili şikayetler artıyor”

Yayım tarihi:  /   Son güncellenme  /   Yorum yapılmamış

Paylaş

Sosyal Haklar Derneği İskenderun Temsilciliği görevini yürüten Avukat Bülent Akbay. Yazılı bir basın açıklaması yaparak İskenderun’da Suriyeli Mültecilerle ilgili şikayetlerin giderek arttığını iddia etti.

Akbay basın açıklamasında: “Hiç kuşkusuz Suriyeli mülteciler konusu son yılların en önemli sosyal olgularından biridir. Ancak bu konuda yönetenlerin “kafayı kuma gömme taktiği” etkili olduğundan, hayati önemdeki bu sorun üçüncü sayfa haberlerinden öteye geçemiyor.  Sosyal yaşamın kanayan yaralarından biri haline gelen “mülteci sorunu”  kimi zaman kriminal olaylar nedeniyle, kimi zaman ise çalışma hayatında yaratılan tahribat nedeniyle gündemimize geliyor.

Son olarak Taksim’de yılbaşı kutlamaları ile Ankara’da mobilyacılar sitesindeki işyerinde çıkan yangında 5 Suriyeli işçi yaşamını yitirince gözler tekrar göçmen sorununa çevrilmişti.  Bu konular da saman alevi gibi bir anda parlayıp sona erdi.  Oysa ki yurttaşlar hemen her yerde ve her dakika Suriyeli mülteci sorununun ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor.

Hatay Suriyeli mültecilerin çok olduğu şehirlerden biri olması hesabiyle Suriyeli mülteci sorununu katmerli yaşayan illerden biridir. Yaklaşık olarak 500 bin Suriyeli Hatay’da ikamet ediyor. Bu rakamla Türkiye’de en çok Suriyeli mülteci barındıran üçüncü şehir.

İskenderun Hatay’ın en büyük ilçesi olduğundan mülteci sorununu yakıcı şekilde yaşıyor ve şikayetler sürekli artıyor. Öyle ki, mülteci sorunu İskenderun’da işsizliğin en büyük sebeplerinden biri olarak görülüyor.

İskenderun’da derneğimize iletilen konu hakkındaki bazı gözlemleri; ilgililere bir fikir vermesi amacıyla paylaşıyoruz.

İskenderun’da Suriyeli Mültecilere Dair Gözlemler

  • İskenderun’da özellikle inşaat sektöründe başlayan ve zamanla neredeyse tüm sektörlerde yaygınlaşan Suriyeli İşçiler “ sigortasız ve asgari ücretin çok azına” çalıştırıldıkları için yeni işe alımlarda tercih ediliyor.
  • Uzun yıllardır çalıştıkları ve büyük fedakârlıklar yaptıkları iş yerlerinden, sırf Suriyeli İşçilerin güvencesiz çalışma koşullarını kabul etmedikleri için işten atılmalar yaygınlaşıyor.
  • Suriyeli mültecilere ait işyerleri vergi denetiminden muaf tutuluyor ve mahalle arasındaki küçük esnafın Suriyeli işyerleri ile rekabet etme imkânları yok ediliyor.
  • Başta hastaneler olmak üzere devlet kurumlarında Suriyeli mültecilere öncelik tanıyan uygulamaların yapıldığına dair iddialar ayrımcılığa ve ırkçılığa varan tepkilerin günden güne artmasına yol açıyor.
  • Sokaklarda çaresizlik içinde dilenen Suriyeli çocuk mültecilerin sayısı artıyor. Sokağın her türlü tehlikesine maruz kalan çocuklar için koruyucu önlemler alınmaması vicdanları kanatıyor.

 

                 Çözüm İçin Önce İçinizdeki İnsanı Uyandırın

Halkın günlük yaşamında doğrudan etkili olan ve giderek içinden çıkılmaz bir hal alan Suriyeli göçmenler meselesinde yönetenlerin adil, demokratik ve insancıl çözümler üretmesinin muaccel hale geldiğini önemle belirtme ihtiyacı duymaktayız. Bu konuda;

  • Suriyeli mültecilerin sigortasız çalışması engellenmelidir. Bu konuda patronların emek sömürüsü yapmasına fırsat verilmemelidir.
  • Suriyeli mültecilerin ucuz emek gücü kullanılmasından dolayı işine son verilenlerin tekrar işine kavuşmasını sağlayacak adımlar atılmalıdır. Bu konuda İskenderun sanayi sitesinde yapılacak bir denetimle sorunun ciddiyeti hakkında fikir sahibi olunacağı aşikardır.
  • Suriyeli işyerleri denetlenmeli ve yasaların öngördüğü usuller hayata geçirilmelidir.
  • Devlet kurumlarında eşit uygulamaların tesis edilmesi ve bu yönde yurttaşlara aydınlatıcı bilgiler verilerek dedikoduların önüne geçilmelidir.
  • Çocukların sokakların tehlikesinden kurtarılmasına yönelik bilimsel ve planlı çalışmalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar Suriyeli mülteciler;  ekonomik kriz içinde yaşayan halk cephesinden “istenmeyen zoraki misafirler” olarak görülüyordu. Yönetenler ise bir yandan  bu sorunu iç politika malzemesi olarak kullanıyor, diğer yandan da özellikle Avrupa’ya karşı bir “koz ” olarak görüp, pazarlık meselesine dönüştürüyor.

Oysa bu sorun insanidir ve bütün insanlar eşit, adil ve onurlu bir yaşam sürdürme hakkına sahiptir. Irkçılık, ayrımcılık ve insanı “araç” olarak gören zihniyet yeryüzünde göçmenleri, mültecileri ve  etnik farklılıkları emek sömürüsü ve kölece yönetmek için kullanıyor. Suriyeli mülteciler meselesini yönetenlerin bu boyuta taşımasına izin verilmemelidir.”ifadelerine yer verdi.


Paylaş
Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

altun-hali